26.6.11

Bir sağanak Haziran'da (Nasılsa Washington'da )



Bir sağanak Haziran'da
Şıplar kulağımda
Kiraz çürütür dalda
Trafiğe sövdürür yolda
Baraka Washington'da




Tuğladan barınakta
Çatı altı Tuzla'da
Mırıldar can avluda
Nas olsa Washington'da
Bir sağanak Haziran'da


Antakya'da kılıç kında
İstiklal görünür Pera'da
Karşı bağ üzümü Maya'da
Nas alsa Washington'da
Bir sağanak Haziran'da


Libya çamaşırı makinada
Batı haraç mezatta
Kilitli bir Suudi hamamda
No salsa Washington'da
Bir sağanak Haziran'da


Fosil yakıt depoda
Kalmamış zeytin dalında
Nar dökülmüş sokağa
Kenndy Bulvarı'nda
Bir sağanak Haziran'da


Sökülmüş fidanlar yollarda
Mehmetler uzak şafağa
Kan nas omza
Nas elde Washington'da
Bir sağanak Haziran'da


3G barut Kore'de Şam'da
Nas'a kan kusturur arzda
Uzak kalmaz bu yasa
Nasılsa Washington da
Bir sağanak Haziran'da


İncirlik Adana'da
Portakal Antalya'da
İskenderun sevkiyatta
Nas buysa Washington'da
Ampul sandık başında
Bir sağanak Haziran'da


NASA yaza alaturca
Nasılsa Washington'da
Greko Roma alafranga
Cizre Amed Botan'da
Sion Golan İmralı'da
Ankara İstanbul'da
Nasıra Washington'da
Bir sağanak Haziran'da
İkra ikrar faslında


27-06-2011 06:26

2.11.10

küllüğün

"Kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini:
Önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki?" - Nietzsche -
















Alevden eser yokken de oradadır kül
Duman da uçup gitmiştir
Ateş kül öncesine borçlu kendini
Yanışını sürdürene
Külden arta kalmayana



Her aldığımız nefes gibi ayrılmıyormuydu
Duman ve Kül
Dudaklarımızdan ve dünyalarımızdan
uzaklaştığımızda

Da neydi o parlak ambalajlı
Renkli yazılar
Tütünümüzün etrafında
cebi delen algı;vergi

Küle ve tablasına göre de
Kimimiz tütün yaprağı
Kimimiz kenevir
Kimimiz paket kimimiz dal
Kimimiz yanan sigara olmalıydık
sonra yanında yer almak üzre

Gereksizlerde olurdu
Meyve kabukları
İçecek kapakları
Bazen kafalarda parçalanırdı
Kül tablaları da
Kafalar yine de dağılmazdı
Neydi tütsü kutusundan farkı
küllüğün
Kul kül kal
Ki zalim ateş olsun
olsan da bin kere mazlum *

Gümüşü parlatır kül
Kabahat küllüğün değil
Tütünü yakan çakmağın
Ormanın değil
Kibriti yakan elin
Merkürün değil Güneşin
Pencerenin değil perdenin
düdüğün değil tencerenin

var olmuş herşey kül;
Var olmayan,Gün

28-10-2010

*علي

"Ateş yakacak bir şey bulamayacak sende,
işte İbrahim** olmak bu!" - Sezai Karakoç -

**(esenlik onunla olsun)




6.2.10

oda,bir başına ev olmasa da


en guzel zevktir emek verilenler
catidan zemine inmek zahmet olmasa
icilirdi kahve kıvamında

en güzel sestir kulak verilenler
baş ağrılarımız uzak olsa
sular buluşurdu kaynağında

fırsata dönüşmeyen yüktür engeller
çözmesi kolay olsa
zamanlar kavuşurdu anlara

bekleyene geçmese de saatler
günler aylara da dolsa
tam da gönlümüze göredir!Şükür,hayrola

ortak olmasa da zevkler
renkler karışırsa uyumla
zamanlamalar denklenir bir anda

acaipse de mazeretler
oda,bir başına ev olmasa da
ocaksız ev de,olmazdı moda





kesilse de teller
sesten haber çıktığında
gün görülür doğumunda

yetiştiğince uzanan eller
tutsa destek olsa omza
taç olur o an başa

baş koyacak yol ararken gözler
Yollarımız yolumuz olursa
Baş konur o yola

verdiğin el içimde birleşince
ne diyeyim ağlıyorum şu anda
bu da mı ait bana

duyurmasa da taşanı diller
yürekler damda
yaratacağı gülümsemenin farkında

yerde olan,gökten yerlerde
yerden yere düşen,göklerden ola
düşler;yeri getiren meydana


"Balon hayatlara nefes yetmez olur."

birdir Bir

yetmiyor;çünkü hiç birşey yetmiyor kendi..
noktaya da yetmemişti
bir ya da iki kalmak
üç olması gerekirdi bir olmaya





"Doğuşlarından ayıklandı
döndü oldu devran,
düştü yola koptu kervan.
Ba'nın sırrı oldu Merdan"

.emerging of the pure resurrection.


kum belki





bazı insanlar yer gibi

geziyorsun içlerinde'çokları duvar

sürü-lerek kalıplaşan kum gibi

denizde mi duvarda mı tümdü kum

Su kuzeyde mi güneyde mi

ekvatorda belki





cam olan kum

çerçeveyi çokluyor mu

yokluyor mu

her tane kum

bir rüzgar ya da

dalgaya teslim

yarışan at nalına

nazır

zamanlar kum olup

anlara dikeyleniyor







2.2.10

Sıla









a-dem


Beyhude..
Doldurmuyorlarsa döküleni..
Neden yoruyorsun çeneni..
Gök yere yağmaya tenezzül ediyor da
Yer neden fışkırıp
Göğe doğru buharlaşmıyor..


Kimi duymadığına inanmıştı
Kimi doğmadığına..


Biri görmediğine inandı,
Aynaya bakmadan.
Kendinde de görmediğini duyuyordu...
Karanlıkta birdi renkler.


Kimi duyduğuna inanamamıştı..
Kimi gördüğüne..



ba-dem



İki;aynadan gözleri,
Gönülden aklı alıyordu..
Harfler her hecede ayrı tınlar da,
Noktaya sığmayan kelimeler,
Cümleye nasıl sığar.


Gök karanlık görünür de
Nerden kıvılcım saçar
Neden hep beyazlar yanar
Kararır kabukla örtünür siyaha


Kimi susananı duyuyordu..
Kimi susulana inanıyor.


Yedi saatte sevdi
Geldiğinde vaktin yedi olduğu yerde


Aşılırdı aylar olurunda
Susuşlarda konuşulmayan
Lal bir susayış
Issız bir renk kırmızı,


Dudaklara sürülmeden


31-1-2010

1.2.10

kir


Dünden kalan kir...
Bugüne geçen mikroptur...
Yarına bağışıklık için...

25-3-2007 Pzr - Hatay